Amerika'nın Irak'ta gerçekleştirdiği saldırı ve katliamlara karşı Kudüs Gönüllüleri'nin kamuoyu açıklaması

İnna lillah ve inna ileyhi raciun
 
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
 
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ
 
"Mü'minlerden öyle erkek-adamlar vardır kiAllah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler." (Ahzab 23)
 
Büyük şeytan Amerika kan içici azgınlığını bir kez daha göstererek Irak halk gönüllü güçleri karargahlarına düzenlediği hava saldırılarında en az 25 Iraklı direnişçiyi şehit edip onlarcasını da yaraladı.
 
Amerika’nın gerçekleştirdiği bu saldırının ardındaki sebebin ne olduğunu önceden beri biliyoruz. Çünkü Amerikan emperyalizmin bölgesel saldırganlığı ve sultacılığı ile siyonist İsrail rejiminin Filistin ve Kudüs işgaline karşı güçlü bir direnç gücü olan Irak Gönüllü Halk Güçleri sürekli olarak siyonist rejim tarafından hedef gösteriliyordu. Nitekim Amerikan saldırısından önce de siyonist rejim güçleri aynı hedeflere üst üste iki kez hava saldırısı düzenlemişti.
 
Siyonist rejim başbakanı, genelkurmay başkanı ve Mossad şeflerinin,” İsrail’in ulusal güvenliğine yönelik tehditlere fırsat vermeyeceğiz” diyerek, Suriye ve Irak içindeki hava saldırıları, direniş cephesinin Irak içindeki evlatlarını yok etmekten söz ediyorlardı. Onlar, “eğer bugün biz onları yok etmezsek yarın onlar bizi yok edecekler” mantığıyla hareket ederek, siyonist rejimin güvenliğini sağlamak ve ömrünü uzatmak için böylesi saldırılardan başka seçenekleri kalmadığını göstermek istiyorlardı.
 
Daha önce Amerika’daki siyonist lobi Washington Enstitü tarafından düzenlenen bir seminerde, İsrail’in ortadan kaldırılma planı içinde, Irak’taki Haşd-i Şabi güçlerinin harekete geçirilmesi olduğu belirtiliyor ve bunun mutlaka önlenmesi üzerinde duruluyordu. Diğer yandan ise, Haşd-i Şabi tarafından yapılan açıklamalarda, bundan sonraki savaşta kendilerinin de bütün güçleriyle siyonist rejimle savaşa katılacaklarını belirtmişlerdi.
 
Genel hatlarıyla böyle bir arka planı bulunan, kısaca Haşd-i Şabi olarak tanımlanan Irak Gönüllü Halk Güçleri’nin Amerika ve İsrail ve işbirlikçilerinin yoğun saldırılarıyla karşılaşması ve son olarak da Bağdat havaalanına gitmekte olan Haşd-i Şabi araç konvoyunda bulunan Kudüs Gücü komutanı General Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi Mühendis'in şehid edilmesi, ABD ve siyonist rejimin birlikte sürdürdükleri saldırıların son halkasını oluşturmuştur. Nitekim siyonist rejim yetkilileri daha önce yaptıkları bir açıklamada, Kasım Süleymani'nin suikast listesinin başında yer aldığını açıkla dile getirmişlerdi.
 
Amerika ile siyonist rejim arasında üst üste gerçekleşen görüşmeler ve yapılan anlaşmalar, bölgedeki İslami direniş cephesinin zayıflatılması için savaş dahil her yola başvuracakları yönündeki açıklamalar, artık bölgemizde topyekun bir savaş rüzgarları estiğini göstermekte ve İslam ümmetine yönelik kanlı ve azgın saldırıların hızlandırılacağı görünümünü vermektedir.
 
Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen cenaze yürüyüşü sırasında öfkeli Irak halkının yüksek güvenlikli bölgede bulunan Amerikan elçiliğini basarak elçiliğin belli bölgelerini ateşe verip elçilik duvarlarına direnişin bayraklarını dikmesi kuşkusuz ki, Amerikan kibrinin ve küstahlığının ayaklar altına alınarak şeytanın boynuzunun kırılması anlamına gelmektedir. 
 
Irak halkının gerçekleştirdiği bu onurlu kuşatma eyleminden en çok rahatız olanın da siyonist rejim olduğunu dışişleri bakanlarının açıklamalarıyla gördük. Siyonist rejim dışişleri bakanı İsrael Katz, bütün dünyayı İran karşısında ortak harekete geçmeye ve Amerika ile dayanışma içine girmeye çağırması, arkasından da ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Netenyahu’yu arayarak, desteklerinden dolayı siyonist rejime teşekkürlerini sunması, oluşan bu yeni sürecin taraflarını ve denklemini de ortaya koymuş oldu.
 
Bizler Türkiye’de Kudüs Gönüllüleri olarak, kana susamış haçlı siyonist ittifakın, bölgedeki direniş cephesi güçlerine yönelik başlattığı bu yeni saldırı dalgası karşısında, bütün varlığımızla, direniş cephesinin yanında olduğumuzu, Amerikan emperyalizmi ve siyonist rejimin bu azgınca saldırılarına sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızı ilan ediyor, emperyalizm ve Siyonizm karşısındaki bütün duyarlı kardeşlerimizi bu konudaki sorumluluklarını kuşanmaya davet ediyoruz.
 
Amerika, siyonist rejim ve müttefikleri, İslam dünyasındaki işgal ve sultalarını sürdürebilmek için saldırı üzerine saldırı gerçekleştirse de, ellerindeki tüm silahları ve araçları kullansa da, İslam ümmetinin aziz kahramanlarına mücahid komutanlarının kanlarını dökerek onları şehid etse de, bu siyonist kanser uru ergeç ortadan kaldırılacak ve Amerikan emperyalizminin bölgemizdeki sultası sona erecektir.
 
Allah’ın sen şahidsin ki, bütün bu gelişmeler, bütün bu olanlar ve bütün bu saldırılar hep özgür Kudüs uğruna olmaktadır. 
 
Ya Rabbi! Kudüs’ü özgürleştirmek için yola çıkan bu şanlı orduyu sen zafer menzillerine ulaştır, onlara gaybi yardımlarını gönder, onların elindeki bayrağın tez zamanda Mescid-i Aksa’da dalgalandığı günleri görmeyi bizlere nasip eyle!
 
Ya Rabbi! Kudüs’ün özgürlüğü uğruna sunduğumuz tüm kurbanlarımızı, liderlerimizi, komutanlarımızı ve tüm şehidlerimizi makamların en yücesine ulaştır!
 
Ya Rabbi! O aziz şehitlerimizin yolunu sürdürme, onların bayrağını daha da yükseklere kaldırmada bizlere kuvvet, cesaret, azimet, sebat ve mukavemet ruhu bahşet!
 
Ya Rabbi! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve bizi bu azgın düşmanlar karşısında zaferlere ulaştır!
 
KUDÜS GÖNÜLLÜLERİ